"Halk gelip üye olarak tepki gösteriyor"
CHP İl Başkanı Devrim Dural, Zonguldak örgütlerine ön seçim öncesi son günlerde yapılan üye başvuruları ile ilgili "Halk gelip üye olarak tepki gösteriyor" dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Zonguldak İl Başkanı Devrim Dural, Zonguldak'ta iki gündür yapılan basın açıklamaları ve mitingle ilgili değerlendirmede bulunarak üye başvuruları ile açıklamalarda bulundu.
Devrim Dural'ın açıklaması şöyle:
"Sayın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması nedeniyle ve ülkemizde demokrasiyi, milletin oylarını savunmak amacıyla günlerdir alanlardayız, sokaklardayız. Görünen o ki bu mücadele sürecek.
Bu akşam saat 21.00’de Madenci Anıtı’nda, 8 ilçemizden, 17 beldemizden ve tüm demokrasi, Cumhuriyet ve Atatürk sevdalılarının katılımıyla bir miting düzenleyeceğiz. Açık hava toplantımızda halkımızla buluşacak, dertleşecek ve birlik içinde önemli bir dayanışma örneği sergileyeceğiz."
"UMUDUMUZ VAR, UMUDUMUZ TÜKENMİYOR"
Devrim Dural, son günlerde üye başvurusu yoğunluğu ile ilgili şu açıklamayı yaptı:
"Gelinen noktada, partimize olan büyük ilginin hepimiz farkındayız. İnsanlar akın akın Cumhuriyet Halk Partisi’ne üye olmak için geliyor. Örgütümüz şu an her gün 10-15 kişiyi üye yapmaya çalışıyor ve bu yoğun talebe yetişmekte zorlanıyoruz. Halkımız kendi oylarını, geleceğini, çocuklarını ve gençlerini koruyor. Umudumuz var, umudumuz tükenmiyor.
Sayın Ekrem İmamoğlu’nun 23 Mart’ta Zonguldak’ta ve tüm Türkiye’de tarihi bir oy oranıyla Cumhurbaşkanı ilan edilmesi için Cumhuriyet Halk Partisi örgütleri hazırlıklarını sürdürüyor. Artık bu yalnızca CHP’nin değil, tüm ülkenin meselesidir. Bu bir memleket, demokrasi ve sandığa sahip çıkma meselesidir. Aynı zamanda bir siyasi darbeye karşı durma meselesidir.
Son günlerde üye başvurularında ciddi bir yoğunluk yaşanıyor. Bunun en büyük sebebi, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve ön seçim talebidir. Cumhuriyet Halk Partisi, mevcut iktidarın en büyük alternatifi hâline gelmiştir ve geniş halk kesimleri bu noktada birleşmektedir. Halkımız, 23 Mart’taki ön seçimde oy kullanarak kendi Cumhurbaşkanı adayını belirlemek istiyor.
Burada en önemli nokta şudur: Kimse milletin iradesinin üzerinde değildir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Milletin iradesinin yerine kimse kendini koyamaz, millet kendi oyunu kendisi belirler. Sandık, halkın iradesinin tecelli ettiği yerdir. Bu nedenle millet, oylarına ve iradesine yapılan müdahalelere karşı büyük bir tepki göstermektedir.
Türkiye, laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir ve bu anayasa ile güvence altına alınmıştır. Yargıyı siyasete karşı bir sopa gibi kullanmaya çalışmak, siyasi cezalar vermeye kalkışmak kabul edilemez. Ancak halkımız inisiyatifi eline almış ve bu hukuksuzluğa karşı güçlü bir tepki göstermektedir. Bugün tüm Türkiye ayağa kalkmış durumdadır.
Zaten iyi gitmeyen ekonomimiz, şu anda büyük bir krizin içindedir. İki gün önce Merkez Bankası 10 milyar dolar döviz sattı. Bu, uygulanan akıl dışı politikaların sonucudur. Merkez Bankası’nın güçlükle topladığı döviz rezervlerinin bu şekilde harcanması, yapılan yanlışların en somut göstergesidir.
Buradan iktidara sesleniyorum: Lütfen artık ders alın. Yaptığınız yanlışlardan vazgeçin. Halkın iradesinin yerine kendinizi koymayı bırakın."