Kdz.Ereğli Devlet hastanesi alarm veriyor! Vatandaşlar isyan etti...

Zonguldak'ın Kdz.Ereğli ilçesi Devlet Hastanesi'ndeki bazı sıkıntıların gündeme getirilmesinin ardından, vatandaşların da hastane...

Zonguldak’ın Kdz.Ereğli ilçesi Devlet Hastanesi’ndeki bazı sıkıntıların gündeme getirilmesinin ardından, vatandaşların da hastane ile ilgili şikâyetleri peş peşe geldi.

Zonguldak’ın Kdz.Ereğli ilçesindeki Devlet Hastanesi, vatandaşları mağdur etmeye devam ediyor. Hastane, bölge halkına tam anlamıyla hizmet veremezken; sıkıntıların bir türlü giderilememesi tepkilere neden oluyor.

İlçe merkezi, beldeler ve köyler ile birlikte yaklaşık 180 bin kişiye hizmet vermeye çalışan Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi; hizmet standardı, kalitesi ve sürekliliği konularında sınıfta kalmaya devam ediyor. Çoğu zaman Alaplı ilçesinden de vakaların geldiği Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi, bölgenin yükünü kaldıramıyor.

Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi’nde Göğüs Hastalıkları, Nöroloji, Kalp-Damar Cerrahisi, Beyin Cerrahi ve Cildiye gibi bazı branşlarda birer veya ikişer doktorun hizmet vermesi doktorların iş yükünü arttırırken, vatandaşların da bu doktorlardan randevu alamamalarına ve özel hastanelere mahkum edilmelerine neden oluyor.

Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi’ndeki sıkıntıların bunlarla sınırlı olmadığını vurgulayan bazı vatandaşlar, tepkilerini şöyle dile getirdiler:

Vatandaşlar şikayetlerini sosyal medyada dile getirdi, işte o yorumlardan bazıları:

“2 ay sonraya emar sırası veriyorlar. Nerede yaşıyoruz?”

“Şaka gibi bir ülkede yaşıyoruz. Hükümet edenler mutlu, her şey onlar için güzel. Vatandaş ölse kimsenin umurunda değil.”

“Çok haklı bir haber yapmışsınız. Hastanede bazı doktorlar randevusuz bakmıyor, randevu almak en az 15 gün sonra. Özel hastaneye gitmenin yolunu açıyorlar. Yetkililer lütfen bu konuya el atsınlar.”

“Hastane değil eziyet. 2 aydır nöroloji ve kulak burun boğaza randevu almaya çalışıyorum, ne yazık ki halen daha alamadım. Pisi pisine öleceğiz.”

“Emar’ı 4 ay sonraya verdi bize”

“Burada yazılanların hepsi doğru ne yazık ki. Özellere mecbur ediliyoruz. Bir de izin almaksızın bazı bölümlerde hastadan habersiz, acemi, bilmeyen sağlıkçılar damar yolu deneyim yaptırıyorlar ve ne yazık ki hasta sonradan fark ediyor. Oraya gelen hastalar kobay olamaz. Bu yanlış, böyle bir şey yaşadım bilhassa kendim. İnsan hayatı hiçe sayılamaz.”

“Doktor ile ayrı uğraşıyorsun, sekreteri ile ayrı. Hizmet sıfır. Doktor, hastanın suratına bakmıyor; sekreter desen doktordan daha kaprisli. Hele bir ultrason-emar bölümü var, oradakiler zaten acayip. Bunların hepsinin sebebi de bence başhekimin görevini yeterince yapamamasıdır. Maaşlarınızı bizim vergilerimizle aldığınızı unutmayın ve sizi acilen halka hizmete davet ediyorum. Ama görevini layıkıyla yapanlara da lafımız yok, onlar başımızın tacı. Belli başlı insanlar var, onların uyarılması gerekiyor.”

“Eee başımızdaki doktorlar için ‘nereye giderlerse gitsinler’ derse olacağı bu. Bir gün denk geldim, bayanın birine mamografi için 3 ay sonrasına gün verdiler. Parası varsa özele gitmiştir, yoksa Allah’a emanet.”

“Ne 15 günü, benim ultrasonum Haziranda. 3-5 ay. O güne kadar ölürüz be.”

“Tamamıyla rezalet. Başhekim istifa etmeli”

“Emarı o günün akşamına aldım ama ultrason 2 Ağustos”

“Doktorluk, hemşirelik, sağlık çalışanı olmak elbette bir noktaya kadar saygı duyulması gereken mesleklerden. Ancak, hayatta sadece onlar varmış, hastaların konuşmaya, acele etmeye hakkı yokmuş gibi iteleyerek, azarlayarak ve üzülerek söylüyorum ki karşıdakinin kılığına kıyafetine göre muamele gösteren bir kısım olmaya başladılar. Bizler alkış tuttuk evet, çünkü çok zor şartlar altında çalışanlarınız oldu. Ama bu hep kafanıza göre hüküm sürebileceğiniz anlamına gelmemeli. Maalesef Başhekim de doktorlar gidecek korkusuyla herkesin kafasına göre uygulamalar yapmasına çanak tutmakta, halkın mağduriyetine çözüm bulamamaktadır.”

“Çok saçma bir hastane, kantininde bile her şey üç katı.”

“Devlet hastanesine kalırsak öldük.”

“Dokunulmazlık verildiğinden bu yana hizmet diye bir şey yok. Sadece hastaları, hasta yakınlarını kışkırtıp, fırça atıp aşağılayıp kendilerini bir b.. sanıyorlar. Sopa yiyince, üzerlerine yürüyünce beyaz kod veriyorlar. Beyaz kod verince polis, jandarma hasta ve hasta yakını haklı olsa da tutanak tutuyor. Bu ülkede ezilen sadece halktır. Bunların karnını halk doyurur, halka hizmet etmek için para alırlar. Haram, zehir olsun görevini kötüye kullanan kim varsa.”

“Ultrason sırasını sormayın, şubatta gittim 9 aya verdiler, kim öle kim kala.”

“Bir başhekim hastayla randevu için tartışır mı, benimle 15 dakika tartıştı, başhekimlikten çıktı gitti.”

“Herkes hak ettiğini yaşar. Sağlık sisteminde sadece binalar var, içi boş. Dr. yok, Ereğli’den Düzce’ye devlet hastanesine gidiyoruz.”

“Vekiller, bürokratlar neye yarıyor?”

“Hastane var mı var işte ya, millet ölmüş kimin umurunda”

“Hastane ile ilgilenen yok. Hastanelerde doktorlar ve memurlar çifte standart uyguluyor. Tanıdıkları veya hastane çalışanlarının tanıdıkları ve siyasi partilerden aranınca en öne alınıyor. Yok desinler, yemin etsinler ama yapamazlar. Diyeceğim şudur ki hastane ile ilgilenen kimse yok”

“Bende aynı kanıdayım. 6 ayda bir takip edilmesi gereken ultrason çekimlerine bir yıla ultrason randevusu veriliyor. Doktor olmadığını söylüyorlar ve bizi özel hastanelere mahkum bırakıyorlar. Buna bir an önce bir çözüm bulunmalı.”

“Doktor ultrason istedi, Kasım ayına veriyor randevuyu. Kasım nerde, o zaman kim öle kim kala. Gittim ekomara 150 TL çektirdim mecburen. Miğdeye hortum atılacak 2 ay sonra, bekliyoruz bakalım.”

“Şiddetli ağrım vardı, doktor beni ultrasona yolladı. 6 ay sonraya gün verdiler. Yani 6 ay ağrı kesicilerle idare et dedi ve ordan özel hastaneye gittim. Doktorlar da hastayı insan gibi görmüyorlar. Yazık kdz ereğliye, bu insanlara.”

“Bir randevuyu 2. kez erteliyorlar. Çocuğum astım hastası, 31 Marta randevu verdiler. Bu nasıl iş? Mağduruz.”

“İnsanları özel hastanelere yöneltmek için doktor sayısını özellikle az tutuyorlar. Yahu koca bir hastane yapmışlar ama koldan dahi anjiyo yapılamıyor. Sorarsan sağlıkta çağ atladık derler.”