Polat Türkmen'e sert cevap!
Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, yerel ve yaygın gazetecilerle Sevgi...
Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, yerel ve yaygın gazetecilerle Sevgi Barış Plajında akşam yemeğinde bir araya geldi.
Posbıyık ardından kendisine sorulan soruyu da cevapladı.
Polat Türkmen, İlçe Teşkilatı ziyaretinde sizi ağır eleştirilerde bulundu. Hükümet Konağının yapılmaması ile ilgili şahsınızın sürekli belli bölgelerde konuşarak onları itham ettiğiniz iddia etti ve bu bağlamda size ağır ithamlarda bulundu. Örneğin ‘Boşboğaz’ gibi ağır kelimeler kullandı. Cevabınız nedir?
Şimdi rahmetli Cumhurbaşkanımız aklıma geldi Süleyman Demirel. Ereğli’de hükümet konağı var da ben yok mu diyorum. Ereğli’de Emniyet Müdürlüğü Binası var da ben yok mu diyorum, koskoca Ereğli’de Zonguldak’tan daha büyük Ereğli’de Hükümet Konağı yok. En küçük ilçeler de dahi var bir tek Ereğli’de yok. Ereğli’de Kaymakamlık Binası nerede? Karadeniz Ereğli Belediyesi Binasında kirada oturuyor. Emniyet Müdürlüğü nerede? Bir vatandaşın Yeşiltepe’de binasında kirada oturuyor. Yani biz bir şey söylediysek yalan söylemiyoruz ki. Kötü bir laf da söylemiyoruz, herkesi seviyoruz. Bazıları çalışır, üretir, bazıları konuşur, rol çalmaya çalışır, güneşi balçıkla sıvayamazsınız. Türkiye’de orman yangınlarında şehitlerimiz var, insanlarımız ölüyor, ekolojik sistem bozuldu, turistler otellerden kaçıyor. İşte bu yüreğimizin yandığı bir ortamda konserlerimizi iptal ediyoruz, bu akşam yapılacak konseri bile iptal ettik ve Ereğli Belediyesi iki tane itfaiye aracıyla 8 kişilik personeli o bölgeye gönderdi. Yüreğimiz yanıyor, içimiz yanıyor. Ancak bizim içimiz yanarken benim şahsımı hedef alan böyle basit laflar söylemek hiç yakıştıramıyorum. Hiç kimseye hakaret ettiğimiz falan yok ama bize böyle mesnetsiz laflar biz yolumuzda yürürüz, üretiriz hiç böyle basit provokasyon kokan laflara değer vermeyiz. Onlardan siyaseten de tecrübeliyim, yaşça da büyüğüm biraz saygılı olmaya davet ediyorum. Eğer ülkemizde acıların yaşandığı ormanların yandığı canlıların yok olduğu bir ortamda insanlar açım diye haykırdığı bir ortamda kovid’in insanları öldürdüğü bir ortamda senben davalarına girersek nitekim öyle oluyor zaten televizyonlarda izliyoruz bu memleketi bir yere götüremezsiniz. Hep bu polemiklerle bu boş laflarla üretmek varken çalışmak yardım etmek birbirimize destek olmak varken o laflarla işte ülke bu noktaya bu tip insanlar ülkeyi bu noktaya getirdiler ne yazık ki. Üzülerek söylüyorum. Biraz siyaseten tecrübeli yaşça büyük ağabeylerine baksınlar. Örnek alsınlar bu yaşta hala ülkem için kentim için durmadan çalışıyorum, var gücümle çalışıyorum. Öyle boş laf üretmekle böyle gelişi güzel basit mesnetsiz laflarla falan hiçbir yere varamazsınız. Ben tahsilim itibariyle tecrübem itibariyle böyle basit sözlere asla cevap vermem. Ben herkesi seviyorum. Ben ülkemdeki insanları seviyorum Türkiye Cumhuriyetini seviyorum. Herkesle barışığım din dil ırk farkı gözetmeksiniz siyasal farklılıklar gözetmeksiniz herkesi seviyorum ve Allah rızası için yalvarıyorum hangi görüşten hangi siyasi partiden olursanız olun lütfen biraz sevgi ile yaklaşın, hakaret etmeyin, ülke elden gidiyor ülkemizin iyiye gitmesi için birbirimizi sevmemiz el ele tutup kucaklaşmamız lazım üretmemiz lazım çalışmamız lazım boş laflarla bir yere varmak mümkün değil geldiğimiz noktayı görüyoruz. Bu kadar yeter. Teşekkür ediyorum. “